Ecke links Ecke rechts
Header Pic Header Pic
Header Pic  PfeilAnasayfa arrow Çocuklar İçin Header Pic
Header Pic


 İSTİKBAL GÖKLERDEDİR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

                 Bir köy okulu anasınıfı öğrencileri.

 
Sevgili Öğrenciler;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun.
                           Sevgili Öğrenciler;                         Hiç şüphesiz ki en kısa yoldan ve ekonomik olarak bilgi edinme yollarından biri, belki de en önemlisi internettir. İnternette bulunan her bilgi geçerli ve güvenilir değildir. Bilimsel bilgilerin bulunduğu gibi, bilimdışı unsurlarla beslenen bilgilerde yer almaktadır. Kuskusuz bilgisayar ve internet kullanımı hayatımızın bir parçası haline gelmiştir.Hayatımızın bir parçası haline gelen internete herkes tarafından her türlü bilgi yüklenmektedir. Bazı sitelerde denetimden geçen bilimsel bilgiler olduğu gibi, diğer bazı sitelerde de denetimsiz ve keyfiyete dayalı bilgiler yer almaktadır. Sizler bu aşamada (bulunduğunuz sınıf süzeyinde) hangi sitelerdeki bilgilerin geçerli ve güvenilir, hangi bilgilerin bilim dişi olduğunu anlayacak durumda olamayabilrsiniz.Farkında olmadan size zarar getirecek sitelerden bilimsel olmayan bilgiler alabilirsiniz. Bilgisayar derslerinizde bilgisayar ve internet kullanımını öğrenirken, bilgisayar ve sınıf öğretmenleriniz tarafından size yararlı siteler tanıtılmakta, öğretmenleriniz tarafından geçerli ve güvenilir bilgiler elde edebileceğiniz sitelere ait adres defterleri tutulmakta ve bunlar sizlere not ettirilmektedir. Eğer herhangi bir nedenle size böyle bir yardımda bulunulmamış ise sizler öğretmenlerinizden gereken desteği isteyebilirsiniz. 
 
İşte size hangi bilgilerin bilimsel olduğunu anlayabilmeniz için bazı ipuçları:  
   1.      Bilimsel bilgiler görelik ve kendini düzelticilik özelliğine sahiptir (Belirli konularda ve belirli zaman diliminde geçerlidir).
   2.      Güvenilir ama kesin değildir. Bilim yeni yeni bilgiler üretir ve kendisini düzelticidir. İnsan unsurunun bilime karışması objektiflik unsurunu kaybedebilir.
   3.      Birikiklik ve ucu açıklık: Sürekli yeni bilgilerle bugünkü bilgiler eskiyebilir. Ucu açık bir yumak gibidir. Her bilim adamı bir şeyler ekler, hiçbir zaman ucu kapanmaz.
 4.      Herkese açıktır. Bilimde kapalılık yoktur.
 5.      Sınırlılık: İki türlü sınırlılık: a-Bilimsel bilgiler Ankara’daki liselerde sınırlıdır. b-Eğitimin düzeyi düşerse bilimin sınırları daralır. 
Hepinize başarılar diliyorum. 
Selahattin ALTAŞ-İlköğretim Müfettişi

            

 BAZI ÇOCUK SİTELERİ

 

 

 

 

 

 

 

TÜBİTAK 


  .:BilimÇocuk:.    


(MEB) Oyun bahçesinden Oyunlar-TIKLAYINIZ

(Çocuklar İçin)

GÜZEL BİR ZEKA OYUNU-İNDİR-OYNA


DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ 
Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin."--- Köy öğretmeni Şefik Sınıg'in son sözleri.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçeklerini getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kir ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Koy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencileri istiyorum.
Yalnız ve çileli hayatimin çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız, ama kokusu essiz çiçek.
Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,
Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yasamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yasadım,
Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Simdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

 CEYHUN ATUF KANSU

 

 


 
ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dâhilî ve haricî, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!              M.Kemal ATATÜRK
GENÇLİĞİN ATATÜRK'E CEVABI       Ey Büyük Ata,
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. İstikbalde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü bu aziz vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği, dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu göğsümüzü germek, gerçek amacımızı olacaktır.
Ey Türk'ün büyük Ata’sı!
İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız. Türk Gençliği
Torosların eteğinde bir öğrenci    (Alanya-Tırılar Köyü)
 
SAKIN KESME
Ey hemşehri, sakın kesme! Yaş ağaca balta vuran el onmaz;
Bu kütükler 'Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz'
Bunları kes, o baltanla çürümüş ağaçları yere ser.
Bak, sizin köy şu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel!
Gönülleri açmadadır yaprakların arasından esen yel.
Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu zümrüt yurt, şirin yel
Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula,
Bir tohumu fidan yapmak, fidanı da bir orman?
Eğer böyle olmasaydı ne kalırdı oğula:
'Mirasımı artır' diye öğüt veren Atadan?
Sakın kesme! Her dalında bir güzel kuş ses versin.
Sakın kesme! Gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin.
Sakın kesme! Şu verimli köye kanat, kol gersin.
Sakın kesme! Aziz vatan günden güne şenlensin.
Mehmet Emin YURDAKUL
BAY MİKROP
Bay Mikrop, Bay Mikrop
Beni hasta edemezsin
Yemeğimi böyle yiyorum,
Sütümü de böyle içiyorum,
Meyveleri, sebzeleri bol bol yiyorum.

Bay Mikrop, Bay Mikrop
Beni hasta edemezsin
Ellerimi böyle yıkarım,
Saçımı da böyle tararım,
Dişlerimi fırçalarım
Erken yatarım
TIKLAYINIZ
MİKROPLAR
Binlerce yıllık varlığı boyunca, insan hastalıkların nedenini bilmeksizin yaşamıştır. İlkel insanların bu konuda kendilerine has "izahları" ve "inançları" vardı. Bunlardan en yaygını, hastalıkların insanın vücudundaki kötü ruhlar yüzünden olduğuydu.

1865 yılına varıncaya kadar, insanlar hastalıkların
mikroplardan olduğunu bilmeksizin yaşaya geldiler. Ancak 1865 yılında, Fransız bilim adamı Louis Pasteur, bugün bildiğimiz
mikroplara ilişkin temel kuramını ortaya koydu.

Bugün, insanlığın en büyük, en amansız düşmanının
mikroplar olduğunu biliyoruz. Bu küçük, tek hücreli organizmalar öylesine küçüktür ki, mikroskopla bakılmaksızın görülemez. Daha ötesi, mikroskopla bile görülmeyecek kadar küçük olanları vardır.

Mikrop veya mikroorganizma diye tanımlanan bu küçük düşmanlar, bitkisel ya da hayvansal yapılı olabilir. Hayvansal yapıdakiler "protozoa",bitki formunda olanlar da "bakteri" diye gruplandırılır. Üçüncü bir gurup mikrop vardır ki, bunlara genelleme halinde "elenemeyen virüs" adı verilir. Böylece isimlendirilmelerinin nedeni, en mükemmel, en küçük cisimcikleri bile tutacak nitelikte filtrelerden geçebilecek kadar küçük yapılı olmalarıdır.

Mikroplu her hastalık, özel bir mikrobun sonucudur. Belirli bir hastalığın mikrobu başka hastalığa sebep ve kaynak olamaz. Sözgelimi kızıl hastalığının mikrobu sıtma yapmaz. Müthiş hastalıklara sebep olan
mikropların yakını sayılabilecek nice mikrop da insanlar için son derece yararlıdır.

Mikrobik hastalıkların çoğunda, vücut direnme ve karşı koyma gücüyle bu
mikropları yok edebilir. Bu durumda hasta kurtulacaktır. Bazı mikrobik hastalıklarda ise, bu mikropların saldırısına bir kez uğrayan vücut bağışıklık kazanır. Kurtulduktan sonra ikinci kez aynı hastalığa tutulmaz.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ? (TIKLAYINIZ)



 

   BİNA KAYDIRILACAK 

   Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk'ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir:

          "Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak."Görev İstanbul Belediyesi'ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar'ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova'ya gelerek çalışmalarına başlar.  


       AĞAÇ SEVGİSİ BÖYLE OLUR 

Balıkesir'in Sındırgı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın bahçesinde yaptırılan
ek bina inşaatında çevre duyarlılığı ve ağaç sevgisinin en güzel örneği gerçekleştirildi. İnşaat sırasında, alandaki 5 ağaç kesilmedi ve ilginç bir çalışmayla binanın içinden geçirildi. Kantin, yemekhane ve subay gazinosu olarak kullanılmak üzere yaptırılan binanın içinden geçen ağaçlar, Jandarmanın çevre konusundaki hassasiyetinin bir simgesi oldu.          Tellal Haber
Recep Karatuna (BALIKESİR)

    BAŞARININ YOLLARI             

Başarılı olmak için dengeli ve düzenli beslenmeliyiz. Planlı ve disiplinli olmalıyız. Ödevlerimizi yarım yamalak yapmamalıyız. Öğretmenimizi dikkatlice dinlemeliyiz. Zamanı iyi kullanmalıyız. Ders araçlarımızı akşamdan hazırlamalıyız. Bugünün işini yarına bırakmamalıyız. Çünkü yarına bırakırsak unutabiliriz. O işi yapamayız. O iş yapılmazsa başarılı olamayız. Kendimize haftalık plan yapmalıyız. Hazırladığımız plana da uymalıyız. Her gün bir saat kitap okumalıyız. Okulda öğrendiklerimizi tekrar etmeliyiz. Her şeyi zamanında yapmalıyız. Derslerimize daha çok çalışmalıyız. Son olarak bunların hepsini yaparsak emin olun ki, başarılı oluruz.  

Hazal ELMA   Alanya Ayşen-Cengiz Urfalıoğlu İlköğretim Okulu 3-A sınıfı öğrencisi.

(Sevgili Hazal öğrencimizin bu çalışmasına teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.)
 

      Kurşunlu Şelalesinde bir levha 

 
 

Bu resimde 30 hayvan saklı.Onları bulalım.

 

 Polis Haftası Nedeniyle  
 
 
Header Pic
left unten
©
right unten
 

© 2010 antalya-teftis.gov.tr
Tasarım : S.ALTAŞ
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.